• 184
  • 0

Alerji; vücudun yabancı olarak tanıdığı solunan, yenebilen, enjekte edilebilen veya deriye doğrudan temas eden organik veya bazı inorganik maddelere karşı savunma mekanizmasının olması gerekenden fazla çalışması durumudur.
Bu durum “aşırı duyarlılık” veya “alerjik reaksiyon” olarak da adlandırılır.
İnsan vücuduna giren ve kanda karşıt madde oluşturan yabancı maddelere “antijen”, oluşturulan karşı maddeye ise “antikor” adı verilir. Oluşan antijen herhangi bir alerjiye yol açarsa o zaman alerjen adını alır.
Bazı durumlarda vücudumuz polenler, kedi veya köpek tüyü, ev tozu, iş yerindeki tozlar gibi yabancı maddelere karşı duyarlılık gösterirken, aşırı duyarlılık gelişen kişilerde yumurta, süt gibi besinlere de vücutta alerjik reaksiyonlar gösterebilir.

Besin alerjileri:
Besinlerle oluşabilen reaksiyonlar iki gruba ayrılabilir.
İlk grup, alerjinin ve savunma sisteminin aşırı reaksiyonunun olmadığı, bir takım normal olmayan yanıtların bulunduğu “besin intoleransı” olarak nitelendirilen gruptur.
İkinci grup ise savunma sistemi aracılığıyla besinlere karşı gösterilen aşırı reaksiyonlarıdır. Bu aşırı duyarlılık reaksiyonları, savunma sisteminin önemli bir parçası olan immünoglobulin E (IgE) moleküllerinin olduğu reaksiyonlar sonucunda ortaya çıkabileceği gibi, IgE molekülünün yer almadığı reaksiyonlar sunucu da ortaya çıkabilir. Bu grup Besin alerjileridir.
Besin alerjileri anne karnından itibaren başlayabileceği gibi, bebeklik döneminden veya çocukluk döneminden itibaren de başlayabilir.

Alerjen gıdalar ile antikorlar karşılaşınca ortaya histamin vb. pek çok kimyasal madde salgılanır ve bu maddeler kılcal damarların daralması ile kızarma, damarların geçirgenliğinin artması ile kabartı ve şişme, solunum yollarındaki veya bağırsaklardaki düz kaslarda kasılma ile solunum zorluğu ve ağrı, derideki sinir uçlarında uyarılma ile kaşıntı ve ağrı gibi bazı alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.

Besin alerjilerinin yaygın olan belirtileri:
Deride: Kaşıntı, yanma, kızartı, ateş, terleme, ürtiker, su toplayarak kabarma, kırmızı lekeler
Kulak-burun-boğazda: Burun tıkanıklığı, hapşırma, burun kaşıntısı, burnun devamlı akması. Boğazdan akıntı, boğazda ağrı, kuruluk veya gıcık, damaklarda kaşıntı, kuru öksürük. Kulaklarda çınlama, tıkanma, ağrı, orta derecede sağırlık, baş dönmesi ve dengesizlik.
Gözlerde: Görmede bulanıklık, ağrı, sulanma, ışıklardan rahatsız olma, gözkapağında seğirme, kaşıntı, düşme, kızarma ve şişme.
Solunum: Nefes darlığı, hırıldama, öksürük, bronşlarda mukus oluşumu.
Kardiyovasküler: Kalpte çarpıntı, nabız hızının artması ve düzensiz olması, kızarma, solgunluk, ateş, üşüme, karıncalanma, ellerde kızarıklık veya morarma, bayılma, omurlarda ağrı.
Sindirim sistemi: Ağızda kuruluk, tükürük salınımında artma, pamukçuk oluşumu, dilde acılık, diş ağrısı, geğirme, midede yanma, hazımsızlık, bulantı, kusma, yutmada zorluk, karında gurultu, ağrı, kramplar, ishal, rektumda kaşıntı veya yanma.
Genitoüriner: Sık, ağrılı idrara çıkma, idrarını kontrol edememe, vajinal kaşıntı veya akıntı.
Muskular: Yorgunluk, kas zayıflıkları, eklem ve kaslarda ağrı, gerginlik, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, boyun kaslarında spazm.
Sinir sistemi: Baş ağrısı, migren, devamlı uyku hali, sersemlik, yavaşlık, durgunluk, donukluk, keyifsizlik, ciddiyet, ağlama nöbetleri, gerginlik, anksiyete, hiperaktiflik, huzursuzluk, sinirlilik, konsantrasyon bozukluğu, gülme, kendini diğer insanlardan farklı hissetme, kelimeleri, isimleri, ya da numaraları unutma, kekelemek.
Besin alerjilerini çoğu aşağıdaki besinlere karşı gelişmektedir. Ancak tüketilen her besine karşı alerjik reaksiyonlar gelişebilir.

· Buğday
· İnek sütü
· Yumurta
· Kabuklu deniz ürünleri
· Yer fıstığı
· Kuruyemişler (fındık, ceviz, antep fıstığı vb.)
· Soya
· Bakliyatlar
· Susam

Alerilerde toksik yük arttığı ve savunma sistemi fazla çalıştığı için kalıcı olarak tedavi edilebilmesi için alerjiyi yaratan asıl sebeplerin ortadan kaldırılması gerekir. Besin alerjisi olan hastada alerjik olduğu besin ve ürünleri kişinin beslenme düzeninden çıkarılır. Çok az miktardaki besinlerin tüketilmesiyle bile şiddetli reaksiyon olabileceği için alerjen gıdanın zerresinden dahi kaçınılmalıdır.

Güncel tıp yaklaşımında alerji tedavilerinde ilaç veya aşı ile alerjinin şiddetini azaltmak hedeflenir. Tamamlayıcı tıp ve Rezonans terapileriyle alerjiyi tedavi etmekten çok, alerjiye neden olan temel problemleri ortadan kaldırmak hedeflenir. Rezonans terapileriyle alerjik semptomların altındaki nedenler tespit edilir ve daha sonra bağırsak florasının iyileştirilmesine, gıda intoleransının ortadan kaldırılmasına, alerjenler üzerinden frekans silinmesine ve vücutta toksik ve ağır metal birikimine yönelik terapiler yapılarak bu semptomlar baskı altına alınır ve alerji ortadan kalkar. Alerjilerde de bütün hastalıklarda olduğu gibi kişi bireysel değerlendirilmeli ve Rezonans terapileri de kişiye özel planlanmalıdır.

Diyetisyen Şevval Şahin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *