İkinci Beyin: Bağırsaklarımız, Bağırsak Florası ve Probiyotikler

Bağırsak floramız (mikrobyota) 2 kiloya tekabül eden ağırlığıyla yeni bir organ kabul edilmektedir. Bilimsel çalışmalar eşliğinde probiyotiklerin kanserler dahil olmak üzere hastalıklarla ve obeziteyle olan ilişkisini sizler için kısaca özetledik. Hazırlayan: Uzman Diyetisyen Yeşim Çetin

featured image

PROBİYOTİKLER

Antibiyotik teriminin anlamca karşıtı olan probiyotik, “pro” ve “biota” kelimelerinden adını almaktadır ve “yaşam için” anlamına gelmektedir.
Bağırsaklarda bulunan mikroorganizma topluluğuna bağırsak florası denir.  Bağırsak florasını bakteriler, virüsler ve mayalar oluşturur; ancak floranın
çoğunluğunu bakteriler oluşturur. Bağırsak florasının pek çok işlevi vardır ve bir organ gibi çalışmaktadır.  Bu yüzden bağırsak florası artık bilim insanları tarafından
“unutulmuş organ”  veya ''yeni organ'' olarak da tanımlanmaktadır. 
Bağırsak florasında bulunan yararlı bakterilere probiyotik ismi verilmektedir.
Probiyotikler, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından, yeterli miktarda uygulandığında vücut sağlığına yarar
sağlayan canlı mikroorganizmalar olarak tanımlanmıştır.
Bağırsak florasında bulunan yararlı bakteriler yani probiyotikler K vitamini ve bazı B vitaminlerinin üretilmesinde görevlidirler.  Besinler ile alınan diyet lifinin
metabolik fonksiyonlarda görevli olan kısa zincirli yağ asitlerine çevirilmesinde etkili olurlar ve bu sayede obezite, diyabet, kanser, kalp-damar hastalıkları, non-
alkolik karaciğer hastalığı, enfeksiyon hastalıkları, besin alerjileri, irritabl bağırsak sendromu
,kabızlık ve diyare gibi hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde önemli etkilere sahiptirler.

Bu probiyotiklerden en sık kullanılanları

  • Lactobacillus (L. acidophilus, L.bulgaricus, L. reuteri, L. casei ve L. rhamnosus GG),
  • Bifidobacterium 
  • Streptococcus thermophilus gruplarına ait bakterilerdir.

Takviye şeklinde bulunabildiği gibi gıda kaynaklı olarak da bulunabilmektedir.


Probiyotik kaynağı olan besinler nelerdir?

  • YOĞURT
  • KEFİR
  • PEYNİR
  • TURŞU
  • SİRKE
  • NATTO

PROBİYOTİKLERİN VÜCUT SAĞLIĞINA ETKİLERİ NELERDİR?

  • PROBİYOTİKLER KİLO KAYBI SAĞLAMADA YARDIMCIDIR.

Yapılan bilimsel çalışmalarda obez bireylerin bağırsak florasının zayıf bireylerden farklı olduğu sonucuna varılmıştır. Deney hayvanları üzerinde yapılan bir çalışmada ise; zayıf hayvanların bağırsaklarında bulunan bakterilerin kilolu hayvanlara transfer edilmesi sonucunda kilolu hayvanlarda ağırlık kaybının olduğu görülmüştür.
Bütün bu çalışmaların sonuçları bağırsak florasının vücut yağ oranını belirleyebileciğini düşündürmüştür.
Kadooka ve arkadaşlarının 2010 yılında yaptığı çalışmada, 12 hafta boyunca bireylere bir probiyotik olan Lactobacillus gasseri SBT2055 verilmiştir. Çalışma sonucunda,

karın içi yağlanmanın % 4.6 oranında, derialtı yağlanmanın da % 3.3 oranında azaldığı görülmüştür. Aynı zamanda çalışma sonunda bireylerin vücut
ağırlıkları ve vücut kitle indeksleri de azalmıştır.

 

  •  PROBİYOTİKLER TİP 2 DİYABETTE KAN ŞEKERİNİN DENGELENMESİNDE YARDIMCIDIR

770 katılımcının bulunduğu bir analizde, probiyotiklerin açlık kan glikozunu -11,27 mg/dl ve serum insülin konsantrasyonunu -2,36 U/ml azaltabileceği görülmüştür.
Bu azalma anlamlı bulunmuştur.

 

  • PROBİYOTİKLER KANSER RİSKİNİ AZALTIR.

Deneysel çalışmalarda probiyotiklerin; makrofajlar, NK hücreler(naturel killer cell)  ve T-hücreleri aracılığıyla bağışıklık sistemini düzenleyerek antikanserojen
etki gösterdiği görülmüştür. Vaka kontrol çalışmalarında L.casei Shirota (LcS) probiyotiği içeren içecekler ile meme kanseri arasında zıt etki görülmüştür.
Mesane kanserinin de önlenmesinde L.casei Shirota (LcS) probiyotikleri etkili olmuştur.
Chen ve arkadaşları, bir probiyotik olan L.acidophilus’un ağız yoluyla alınmasının, farelerde kolon kanserinin şiddetini azalttığını ve kanser hücrelerinin ölümünü
sağladığını göstermiştir. Hwang ve arkadaşları, probiyotiklerin, mide kanser hücrelerinde sinyallemeyi inhibe ederek kanser hücrelerinin ölümünü uyardığını bildirmiştir.
 

 Probiyotik Bakteri ve Kanser İlişkisi

Probiyotik bakteri türleri

Etki gösterdiği kanser türü

L.rhamnosus GG Deri ve özofagus kanseri
L.rhamnosus

Karaciğer ve safra kesesi kanseri

L.casei Mesane ve prostat kanseri
B.adolescentis Serviks kanseri
L.gasseri Kolon ve rektum kanseri
L.acidophilus Meme kanseri
L.acidophilus Baş boyun kanseri
L.freudenreichii  Kolon ve rektum kanseri

 

  •  PROBİYOTİKLER KAN KOLESTEROLÜNÜN DÜŞÜRÜLMESİNDE ETKİLİDİR.

Bağırsaklarda bulunan yararlı bakteriler yani probiyotikler diyet liflerini fermente ederek kısa zincirli yağ asitlerini oluştururlar. Bu kısa zincirli yağ asitleri de
yapısında kolesterol bulunduran safranın bağırsaklardan geri emilimini engelleyerek dışkı ile atılmasını sağlar. Bu şekilde kolesterol düzeyinin
düşürülmesinde etki gösterirler. Grunewald, yoğurt ile beslenen sıçanların, serum kolesterol düzeylerinde güçlü bir azalma olduğunu gözlemlemiştir. Yüksek kolesterol düzeyine sahip farelerde
yapılan başka bir çalışmada ise bir probiyotik olan L.reuteri’nin kan trigliseridini % 38 oranında ve kolesterolü % 40 oranında azaltabildiği ve HDL/LDL kolesterol oranını % 20 oranında arttırdığı gösterilmiştir. Lin ve arkadaşlarının yaptığı insan çalışmalarında 16 hafta boyunca her gün probiyotiklerden L.bulgarius ve L.acidophilus tabletleri verilen gönüllülerde kan kolesterolünün önemli ölçüde azaldığı gözlemlenmiştir. Bir başka çalışmada 90 gün boyunca bir probiyotik olan Lactobacillus sporogenes verilen hiperlipidemik hastaların sırasıyla LDL ve total kolesterol düzeylerinde % 35 ve % 32 azalma gözlemlenmiştir.

 

  •  PROBİYOTİKLER KABIZLIĞA KARŞI KORUYUCU VE TEDAVİ EDİCİDİR.

Probiyotiklerin, kolonda dışkı geçişini hızlandırdığını gösteren bir çok insan çalışması mevcuttur. 377 kabızlık sorunu çeken bireyin yer aldığı çalışmada bireylere probiyotik
verilmştir. Probiyotik kullanımı sonucu dışkı kıvamının yumuşadığı ve dışkı sıklığının arttığı görülmüştür.

 

  • GIDA ALERJİSİNDEN KORUNMAYI SAĞLAR.


Bağışıklığı arttırma ve bağırsaklardaki enflamasyonu azaltmaya yardımcı olmaları sayesinde alerjik semtomların azaltılmasında etkili olurlar.
Alerjik hastalıkların önlenmesinde bazı çalışmalar bir probiyotik olan Lactobacillus GG’nin 2 yılda egzama riskini yarı yarıya azalttığını gösterilmiştir.

 

  • PROBİYOTİKLER ENFEKSİYONLARA KARŞI KORUNMAYI SAĞLAR.


Üriner sistemin doğal flora dengesinin bozulması enfeksiyon riskinin de artmasına neden olabilir. Yapılan araştırmalarda probiyotik kaynağı olan yoğurdun düzenli bir şekilde tüketilmesinin kadınlarda zararlı bir bakteri olan Candidaya bağlı vajinal enfeksiyonun azalmasında ve idrar yolu enfeksiyonundan korunmada olumlu etkisinin olduğu görülmüştür.

 

  • PROBİYOTİKLERİN YAN ETKİSİ VAR MIDIR?


Probiyotiklerin yan etkileri kullanılmaya başlandığı ilk zamanlarda şişkinlik veya karın ağrısı şeklinde görülebilir. Bu etkisi bakteri açısından zengin olmasında kaynaklanmaktadır. Gaz, şişkinlik veya karın ağrısı gibi şikayetler görüldüğünde probiyotik kullanımı bırakılmamalıdır. Yaklaşık 1-2 hafta sonra bu şikayetlerin ortadan kalktığı görülmektedir.

Yorumlar

Yorum Ekle