• 224
  • 0

Son yıllarda tıbbi olarak öneminin anlaşılmasıyla birlikte tüketiminde ciddi bir artış olsa da, hala birçok kişi kokusundan rahatsız olduğu için mutfağına bile sokmaktan çekiniyor. Aslında sarımsağa sadece bir gıda veya sebze demek, ona yapılan büyük bir haksızlıktır, zira kendisi tam bir şifa deposudur. Yani sarımsak salatalarımıza, yoğurdumuza tat veren bir besin olmadan çok öte, yıllardır tıbbi olarak da kullanılabilen bir ilaçtır. Yüz yılardır bilinen tıbbi etkilerinden dolayı da özelikle son yıllarda tüketiminin önemi oldukça artmıştır.

Sarımsakta bulunan ve insan sağlığı açısından önemli olan allicin ve disülfür bileşikleri, kükürtlü amino asit olan allii’in, alliinaz enzimi ile parçalanarak allicin’e, allicin’in de allil disülfür’e dönüşmesi ile meydana gelir. Sarımsağa özgü koku ve lezzeti veren şey bu kükürtlü uçucu yağdır. Besin içeriği nedeniyle uzmanların şiddetle tavsiye etmelerine ve beslenme programlarına mutlaka eklenilmesine rağmen keskin kokusu nedeniyle birçok kişi tüketmekten kaçınmaktadır. Sarımsağın bu dezavantajı için alternatif olarak siyah sarımsak gündeme getirilmiştir.

Japon ve Koreli araştırmacılar 2003 yılında geliştirdikleri fermantasyon cihazı yardımıyla taze sarımsaklardan siyah sarımsak elde etmişlerdir. 1 aydan fazla süre ile nem kontrollü ve yüksek sıcaklık koşullarında taze sarımsağa sıcaklık uygulaması yapılarak elde edilen işlenmiş sarımsaktır. Fermantasyon işlemi ile sarımsağın karakteristik kokusunu veren öncül maddeleri alliin ve allicin azaltılmakta ve böylelikle hem istenmeyen kokusunu kaybetmekte hem de tadındaki acılık kaybolmaktadır. Siyah sarımsak tatlı ve şurubumsu bir tada sahip olup hint hurması veya tatlı sirke tadını çağrıştırmaktadır. Siyah sarımsak, taze sarımsağa oranla yüksek oranda antioksidan aktiviteye sahiptir. Bu özelliği, sadece koku ve lezzet olarak değil, besin içeriğiyle de beslenme takviyesinde kullanımını daha çekici hale getirmiştir. Zengin besin içeriği ve tıbbi etkilerinden dolayı tüm dünyada her geçen gün siyah sarımsağa olan talep artmaktadır. Siyah sarımsak diş olarak da tüketilebileceği gibi kapsül, jel, ezme, un gibi farklı formlarının da ticareti yapılmaktadır. Japonya ve Kore’de siyah sarımsak, anti kanserojen özellikleri ve aroması ile yemeklerde de kullanılmaktadır. Amerika, Kanada ve İngiltere’de de yoğun şekilde ticareti yapılmaktadır.

Siyah sarımsak germanyum, selenyum elementleri ve anti kanserojen bileşikler içermektedir. Bu nedenle kanseri önleme ve ömrü uzatma üzerinde de etkili olduğu bilinmektedir. Kandaki kolesterolü düşürür ve kan akışını düzenler. Kandaki şeker seviyesini düzenler, sarımsakta bulunan allicin insülin salgılar, C vitamini ile kandaki glikozun hücrelere emilimini sağlar. Siyah sarımsağı bu özelliklerinden dolayı doktor ve diyetisyeniniz gözetiminde sağlıklı beslenme rutininize ekleyebilirsiniz.

Uzm. Dyt. Şevval Şahin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *