• 179
  • 0


Bugün sizlere diğer adı Çin Tuzu da olan Monosodyum Glutamat’tan bahsetmek istiyorum. Yedikçe daha fazla yememize de neden olan fastfood ürünlerinin temel katkı maddesi olan MSG, beyindeki tat algımızı değiştirerek, bu algılanan tada bağımlılık yapmasıyla bilinen bir katkı maddesidir. En önemli özelliği yediğimiz paketli gıdaları, fastfood ürünlerini daha lezzetli hale getirerek hem daha sık tüketme hem daha fazla yedirme isteğidir.

Birçok ülkede kullanımı yasaklanmış olmasına rağmen ülkemizde 2013 yılında yayınlanan Resmi Gazete ’de ‘’Türk Gıda Kodeksi Katkı Maddeleri Yönetmeliği’’ ile E-621 koduyla başta cipsler olmak üzere kraker, bisküvi, salam sosis gibi kahvaltılık malzemeler ve fastfood ürünlerinde kullanımına izin verilmiştir.

Bildiğiniz gibi paketli ürünlere birçok katkı maddesi eklenmektedir. Bu katkı maddelerinden bazıları ürünün raf ömrünü uzatmak için, bazıları ürüne cazip bir renk vermek için kullanılırken, MSG ise eklendiği gıdaya farklı bir tat katarak, beynimizi aldatarak, bu tadın bağımlısı yapmak için eklenmektedir. MSG, maalesef gıdalara en sık eklenen katkı maddelerinin başında gelmektedir.

Peki nedir MSG?

MSG, glutamik asit olarak bilinen bir aminoasit tuzudur. Doğal ve yapay olmak üzere iki farklı formu vardır. Aslında glutamik asit birçok gıdada doğal olarak bulunan ve gıdaya özgü tadı veren L-Glutamik asit formunda olup, beyinde birçok fonksiyonun da yerine getirilmesinde aktif olarak kullanılan, çok önemli bir maddedir. İştahı açma özelliği de bulunduğunu keşfeden hazır gıda üreticileri glutamik asidin yapay formu olan D-glutamik asidi üreterek, ürünlerinde kullanmaya başladılar. Ancak yapay olan bu D-glutamik asit sadece iştah açmak kadar masum bir madde olmayıp beyinde harabiyete yol açan bir toksin gibi çalışmaktadır.

Tehlikenin Farkında Mısınız?

Birçoğumuzun ambalajındaki renklere veya tadına kanarak aldığımız paketli ürünlerin içerik kısmında okumakta zorlanacağımız şekilde Monosodyum glutamat, MSG, glutamat, glutamik asit, glutamin, vetsin gibi isimlerle yer alan bu katkı maddesi Çin Tuzu olarak da adlandırılmakla birlikte ilk Japonya’da deniz yosunlarından elde edilen glutamik aside sodyum eklenmesiyle üretilmiştir.

Yapay olarak üretilmesi sonrası hızlıca market raflarında yer almaya başlayan MSG şuan hazır çorbalar, cipsler, köfte harçları, salata sosları, salam, sosis, sucuk, konserve, dondurulmuş gıdalar, bulyon, meyveli yoğurtlar gibi birçok ambalajlı üründe yer almaktadır. Maalesef sadece ambalajlı ürünlere eklenmekle kalmayıp, üretilen yemeğin lezzetini arttırmak ve bağımlısı hale getirmek için ayrıca toplu yemek firmaları, fastfood (hamburger, pizza) üreticilerinin de sıklıkla kullandığı bir madde haline gelmiştir.

Biraz önce bahsettiğimiz gibi Glutamatın doğal olan L-Glutamik asit vücudumuz tarafından da üretilebilen bir madde olup sindirimi ve emilimi yavaş olduğu için kana geçişi kontrol altındadır. Ancak gıdalardan elde edilen D-glutamik asit serbest form olup, sindirimi ve emilimi yüksektir, kana ve beyine geçişi çok hızlı olup, kontrol edilememektedir. Kanda ve beyinde glutamik asidin aşırı ve hızlı yükselmesi başta migren, fibromyalji, otizm, sıklıkla çocuklarımızda görülen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi hastalıklara zemin hazırlamaktadır.
Glutamat, beynimizin öğrenme, hafıza ve dikkatte kullandığı önemli bir habercidir. Sinir hücrelerinin birbirleri ile iletişimi tesis eden önemli bir habercidir. Beyinde ve sinir hücrelerimizde belirli bir seviyede bulunmalıdır. Bu seviyenin üzerinde alınmasının beyinde uyarıcı olarak etki göstermesini ve dikkat, hafıza problemlerine yol açacağı yapılan birçok bilimsel çalışmada gösterilmiştir.

Son zamanlarda yapılan çalışmalarda MSG, aynı zamanda pankreastan insülin salınımını da uyararak başta insülin direnci olmak üzere obeziteden de sorumlu tutulmaktadır.

Fazla tüketilen MSG, başta migren olmak üzere, Huntigton Hastalığı, epilepsi, Alzheimer, demans, nöropatik ağrılar, insülin direnci ve obezite, hamilelerde plasentayı geçerek otizme neden olduğu gösterilmiştir.

Birçoğumuzun normalleştirdiği sabah yorgunlukları, halsizlik, kırgınlık, bel, sırt ve baş ağrıları, bilinç bulanıklıkları gibi birçok semptomun da arkasında MSG olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda var.

Tedavide yapılması gereken ilk şey bu şikâyetlere yönelik tedavi vermekten ziyade öncelikle bu şikâyetlerin çoğunun arkasında yatan MSG tüketiminin önüne geçmektir.

Dr. Mürsel Yavuz

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *