• 459
  • 0

Propolis kullanımının eski Mısırlılar, Romalılar ve Yunanlılara kadar uzandığı bilinmektedir ve Yunanca’da propolis ‘’kent savunması ‘’ anlamına gelmektedir.
İşçi arıların iğne yapraklı ağaçlardan, bitkilerin yaprak ve gövdelerinden topladıkları maddeleri, salgı bezlerinden salgılanan enzimlerle işleyerek ürettikleri reçineli bir üründür. Arılar propolisi kovanlarını bakteri ve mantar enfeksiyonlarından korumak, diğer böcek ve hayvanların kovana girişini engellemek ve kovan çatlaklarını onarmak için kullanmaktadır.
PROPOLİSİN SAĞLIĞA YARARLARI NELERDİR?
• Antibakteriyal/bakteri karşıtı etki,
• Antifungal /mantar karşıtı etki,
• Antioksidan etki ve
• Antiinflamatuar/iltihabi reaksiyonu önleyici etkilere sahiptir.
PROPOLİS ANTİ KANSEROJEN ETKİYE SAHİPTİR.
Propolisin gırtlak, meme, karaciğer, pankreas, mesane, prostat, kolon ve kan kanserlerine karşı etkili olduğu gösterilmiştir.
Antikanser etki gösteren bileşenler kafeik asit fenetil ester, chrysin, artepilin C, galangin, cardanol vb. olarak tanımlanmıştır.
• 50 g kırmızı propolis tozunun Hep-2 kanser hücrelerine karşı etkili olduğu gösterilmiştir ve bu etkilerin hücre metabolizmasındaki değişiklikler ve hücre sinyallerinin farklı tepkiler vermesi sayesinde gerçekleştiği belirtilmiştir.
• Propolisin yapısında bulunan kafeik asit fenetil esterin MDA-231 ve MCF-7 insan meme kanseri hücre büyümesini engellediği gösterilmiştir.
• Bir çalışmada Küba propolisinin, ilaca dirençli insan kolon kanseri hücrelerine karşı kemoterapiye duyarlılığı artırıcı ajan olarak görev yaptığı gösterilmiştir.
• Propolisin insan böbrek kanseri hücrelerine karşı hücre büyümesini engelleyici aktivite sergilediği belirtilmiştir.
PROPOLİS KARDİYOVASKÜLER SAĞLIK ÜZERİNE OLUMLU ETKİ GÖSTERMEKTEDİR.
• Propolisteki polifenollerin sadece kardiyovasküler hastalıkları önleyici ajanlar olarak değil, aynı zamanda aterosklerozun ilerlemesine karşı potansiyel etkiye sahip olduğu göstermiştir. Polifenollerin, inflamatuar ve anjiyojenik faktörlerin modülasyonu ile aterosklerotik plak oluşumunu önlemek veya azaltmak için faydalı olabileceği bildirilmiştir.
• Başka bir çalışmada ise, günlük diyet propolis alımının kardiyovasküler sistem hastalıklarına neden olabilecek etmenlerden; total kolesterol ve trigliserit seviyesinin azaldığı gösterilmiştir. Ayrıca aterojenik indeks ve kardiyovasküler testlerin de olumlu yönde değiştiği görülmüştür.
PROPOLİS BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRMEKTEDİR.
• Propolisin lenfosit proliferasyonuna destek vererek, IL-2 ve IL-6 seviyelerini düzenleyerek bağışıklığı geliştirebileceği gözlemlenmiştir.
• 2010 yılında İtalya’da yapılan çalışmada propolis ve çinko uygulamasının 1-5 yaşları arasında tekrarlayan ve ani gelişen orta kulak iltihabı geçmişi olan 122 çocuk üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Sonuç olarak, uygulamanın yeni akut orta kulak iltihabı oluşum riskini anlamlı derecede azalttığı gösterilmiştir.
PROPOLİS ANTİ DİYABETİK ETKİYE SAHİPTİR.
• Yapılan bir çalışmada 8 hafta boyunca tip 2 diyabet hastalarına 1500 mg/gün propolis dozları verildiğinde açlık kan şekeri, postprandiyal kan şekeri, insülin direnci ve HbA1c anlamlı olarak azalmıştır. Buna ek olarak propolis alımı total antioksidan kapasitesini artırmıştır.
• 21 gün boyunca Tip 2 diyabet hastalarında günlük 900 mg propolis alımının glisemik kontrolü iyileştirdiği gösterilmiştir.
• Propolis metformin ile birlikte kullanıldığında metforminin etkisini arttırmıştır.
HELİCOBACTER PYLORİ’Yİ AZALTARAK MİDEYİ KORUYUCU ETKİYE SAHİPTİR.
• 2006 yılında İtalya Messina Üniversitesinde yapılan çalışma sonucunda, propolisin ülserin etkenlerinde biri olan Helicobacter pylori üzerine antimikrobiyal etki gösterdiği ve antibiyotikle birlikte kullanıldığında sinerjik etkisiyle Helicobacter pylori’yi inhibe ettiği ortaya konulmuştur.
Uzman diyetisyen Yeşim Çetin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *