• 1
  • 0

Bağırsak Florası Nedir?/Neden Bu Kadar Önemli ?
Bağırsak mikrobiyotası (florası) en az 1000’den fazla bakteri türünü içeren, yaklaşık 2 kilograma takabül eden, karbonhidrat sindirimi, zararlı (patojen) bakterilerin baskılanması, vitamin sentezi, immün sistem aktivitesi ve ilaç metabolizması gibi birçok fonksiyonda görev alan yeni bir organ olarak tanımlanmaktadır.
Bağırsak florasını bakteriler, virüsler ve mayalar oluşturur; ancak floranın
çoğunluğunu bakteriler oluşturmaktadır.
Bağırsak florasında bulunan yararlı bakterilere probiyotik ismi verilmektedir ve adeta bağırsağın koruyucu askerleri olarak görev yapmaktadırlar.
Bağırsak florasında bulunan yararlı bakteriler yani probiyotikler K vitamini ve bazı B vitaminlerinin üretilmesinde görevlidirler. Besinler ile alınan diyet lifinin metabolik fonksiyonlarda görevli olan kısa zincirli yağ asitlerine çevirilmesinde etkili olurlar ve bu sayede obezite, diyabet, kanser, kalp-damar hastalıkları, non-alkolik karaciğer hastalığı, enfeksiyon hastalıkları, besin alerjileri, irritabl bağırsak sendromu ,kabızlık ve diyare gibi hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde önemli etkilere sahiptirler.
Bağırsakta yer alan zararlı bakterilere de patojen bakteriler ismi verilmektedir ve bağırsaklardaki düşman askeri olarak yararlı bakterilere zarar vererek bağırsağın koruyucu yüzeyini yok ederler.

Probiyotikler ve Patojen Bakteriler Arasındaki Savaşı Kim Kazanacak?
Bağırsak mikrobiyotasını yani bağırsaktaki probiyotik ve patojen bakterilerin dengesini yaş, genetik, beslenme, katkı maddelerinin kullanımı, fiziksel aktivite ve ilaç kullanımı gibi birçok faktör etkilemektedir.
Bağırsak mikrobiyotasındaki değişikliklerin %12’sinden genetik faktörler sorumluyken, %57’sinden de diyetin sorumlu olduğu savunulmaktadır.
Bağırsak florasında yer alan yararlı bakteriler yani probiyotiklerin besini lif/posadır. Probiyotikler lif/posa ile beslenip büyürler ve çoğalırlar. Zararlı bakteriler yani patojenlerde basit karbonhidratla, şekerle beslenir, büyür ve çoğalırlar.
Basit karbonhidrat yönünden zengin beslendiğinizde patojen bakterileri güçlendirirsiniz ve patojenler probiyotiklere karşı savaşı kazanır. Bağırsağın korunmasında görev alan probiyotikler azalınca bağırsak korunmasız kalır. Bağırsak yüzeyi kolay hasar alabilir hale gelir.
Geçirgen (Sızdıran) Bağırsak Nedir?
Bağırsaklar vücudun kapısıdır. Vücuda ne girecek ne çıkacak belirlendiği yerdir. Eğer biz bu kapıya zarar verirsek yani bu kapıyı kırarsak ne olur?
Bağırsakların iç yüzeyinde tek sıra halinde bağırsak hücreleri bulunur. Bağırsakta bulunan besin maddeleri bu hücrelerin parmaksı çıkıntılarından emilirler yani kana geçerler fakat bağırsağın içinde kana geçmemesi gereken toksin, bakteri, ağır metaller ve sindirilmemiş besin maddeleri de bulunmaktadır. Bu zararlı maddelerin kana geçmemesi için bağırsak hücrelerinin arasında sıkı bağlar mevcuttur. Bu sıkı bağların veya bağırsak hücrelerinin hasar görmesi sonucu emilimi istenmeyen tüm maddeler bağırsak bariyerini geçerek kana karışır. Bu duruma geçirgen bağırsak (sızdıran bağırsak) denir.
Hassasiyeti olan veya olmayan herkeste yoğun miktarda alınan gluten, bağırsak geçirgenliğne neden olmaktadır. Bu etki gluten hassasiyeti olanlarda ve çölyak hastalarında daha şiddetli olmaktadır.
Bağırsaktan kana geçen maddelere (toksin, ağır metal, bakteri ve sindirilmemiş besin maddeleri) karşı vücudun bağışıklık sistemi harekete geçer ve vücutta inflamasyona neden olur.
Bunun sonucunda;
• Besin alerjileri
• Otoimmün hastalıklar (Haşimato tiroid, diyabet)
• Deri hastalıkları (Akne, sedef vb.)
• Nörolojik rahatsızlıklar (Otizm, hiperaktivite vb.)
• Metabolik sendrom (Tansiyon, diyabet, kan yağlarının yükselmesi, obezite)
• Sindirim problemleri (Kabızlık, diyare)
• Emilim bozukluğu (Vitamin, mineral eksikliği)
• Fibromiyalji
• Depresyon ve anksiyete
• Baş ağrısı, migren
• Kronik yorgunluk oluşabilmektedir.
Bu hastalıkların oluşumunu önlemek veya tedavi etmek için öncelikle hastalık nedenini yani geçirgen bağırsağı tedavi etmek gereklidir.
Geçirgen bağırsağı tedavi etmek için:
• Glutensiz beslenmeyi yaşam tarzı haline getirin.
Gluten: Buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan ve vücutta geçirgen bağırsağa neden olan bir proteindir.
Gluten içeren gıdalar:
Buğday, arpa, çavdar ve bunların unlarını içeren tüm ürünler
(Ekmek, simit, poğaça, kek, makarna gibi tüm hamurişi gıdalar)
Bulgur, irmik, bira mayası
Şeker ve şeker içeren tüm ürünler
Geçirgen bağırsağa neden olan gluten içeren gıdalar beslenmede yer almamalıdır. Yani glutensiz beslenme yaşam tarzı haline getirilmelidir.
Bazı kişilerde ise eliminasyon diyeti uygulanır.
Bağırsak duvarına zarar veren alerjenik gıdalar beslenmeden en az 21 gün süreyle çıkarılır. 21 gün bağırsak yüzeyinin iyileşebilmesi ve vücuttaki inflamasyonun azalması için gerekli olan mínimum süredir. Bazı kişilerde daha uzun sürebilir.
21 günden sonra yani vücuttaki inflamasyon sakinleşince diyetten çıkarılan gıdalar tek tek eklenir. Her açılan gıda için 3 gün gözlem yapılır. Herhangi bir rahatsızlığa neden olmuyorsa gıda artık serbest bırakılır ve yeni bir gıda açılır.
• Doğal ürünleri tercih edin.
Paketli ürünlerde ve doğal olmayan ürünlerde yoğun miktarda gıda katkı maddeleri ve tarım ilaçları bulunmaktadır. Gluten gibi bu maddelerde bağırsak duvarına zarar vererek geçirgen bağırsağa neden olur.

• Stresi azaltın.
Uzun süreli stres, vücudun yıkım mekanizmasını harekete geçirerek inflamasyonu tetikler.

• Gereksiz ilaç kullanmayın.
Doktor önerisi dışında antibiyotik kullanımları bağırsak florasını bozarak bağırsak geçirgenliğini tetikler.

• Bağırsak reseptörlerinin tamiri için; probiyotik, omega-3, D vitamini, zerdeçal (kurkumin), çinko, magnezyum yönünden zengin beslenme ve takviye kullanılabilir.

Uzman diyetisyen Yeşim Çetin

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *