İleri yaşa bağlı olarak kas kaybı ve kas güçsüzlüğüne veya genç yaşta aşırı düşük kalorili beslenme veya hastalıklara bağlı olarak yaşanan kas kayıplarına sarkopeni denir. Kas erimesi olarak da bilinmektedir. 30’lu yaşlardan sonra her insanda ortalama yüzde 1’lik kas kayıpları başlamaktadır. Sadece yaşlılığa bağlı değil genç yaşta aşırı düşük kalorili diyetlerle uzun süreli beslenme, kanser, uzun süre yatalak kalmak da kas kaybına yani sarkopeniye neden olmaktadır.
Sarkopenili kişiler genellikle düşük kilodadırlar fakat yüksek kilolu olup sarkopenisi olan kişilerde vardır. Genellikle düşük kalorili diyetler sonrası kas kaybı olur ve kişi eski beslenmesine döndüğünde fazla miktarda yağ artışı olur. Bu kişiler yüksek kilolu yüksek yağlı fakat düşük kas ağırlığına sahip sarkopenik kişilerdir.
Sarkopeni gelişiminde her dönemde farklı mekanizmalar öne çıkabilir. Yaşlanma ile nöron ve kas liflerini birbirine bağlayan motor birimlerde kayıp olmakta ve kas kütlesi azalmaktadır. Yaşlanma ile birlikte azalan hormonlar (büyüme hormonu, insülin benzeri büyüme faktörü-1, kortikosteroidler, androjenler, östrojenler), kronik enflamasyon ile ilişkili olarak artan proinflamatuar sitokinler [Tümör nekroz faktör-α (TNF-α), interlökin-1β (IL-1β), interlökin-6 (IL-6)] sarkopeni gelişiminde etken olabilir. Birçok çalışmada reaktif oksijen ürünlerine maruziyet artışının ve buna bağlı oksidatif stresin artmasının sonucunda kas kaybının görüldüğü belirtilmiştir.
Yetersiz beslenme ve yaş ile birlikte gelişen iskelet kasının aminoasit duyarlılığındaki azalma kas kütlesinde azalmaya neden olabilir. Özellikle immobilite durumunda ve travma sonrasında yaşlılarda sarkopeniye yatkınlık artar. Sarkopeni gelişiminde çok sayıda risk faktörü söz konusudur.
Kas kaybından (sarkopeniden) korunmak için neler yapılmalıdır?
Kas kaybı yaşla birlikte doğal olarak gerçekleşen bir süreçtir fakat kas kaybının olabildiğince az olması için genç yaştan itibaren yeterli ve dengeli beslenme ve doğru egzersiz çok önemlidir.
Kas kaybından (sarkopeniden) korunmak için egzersiz önerileri:
Yaş arttıkça kişilerin protein ihtiyacı da artmaktadır. Genç yaşta günlük 1-1,2 gr/kg günlük protein tüketimi önerilirken yaşlı bireylerde protein alım miktarı 2 gr/kg/gün olarak değişmektedir. Özellikle dallı zincirli amino asitlerin ve lösin alımının kas yapımını uyardığı yapılan çalışmalarda görülmüştür.
Toplam günlük enerji alımı düşük olmamalıdır. İskelet kasları, motor aktivitesi için enerjiye ihtiyaç duyar. Uzun süreli açlıkta enerji ihtiyacı için sadece yağlar kullanılmaz. Bir süre sonra enerji için kaslarda kullanılmaya başlanır. Düşük enerji alımı genç yaşta yanlış diyetler nedeniyle yaşlılıkta ise tat ve koku duyusunun azalması, hormonel değişiklikler, yalnız yaşama, gastointestinal sistemin yavaşlamasına bağlı olarak azalmaktadır.
Yaşla birlikte D vitamini düzeyi de azalmaktadır. D vitaminin düşük olması kas gücünü, kas erimesini ve kırık riskini arttırmaktadır. Bu nedenle düşük D vitamini olan kişilerde D vitamini takviyesi mutlaka kullanılmalıdır.
Protein metabolizmasını arttırmak ve anabolik dirence karşı koymak için omega-3 yağ asitleri takviye edilebilir.
Yaşlılık teorilerinden biri olan serbest radikal teorisine göre sarkopeni patogenezinde oksidatif stres rol alabilmektedir. Bu nedenle sarkopeni tedavisinde antioksidan etkiye sahip E vitamini, C vitamini ve selenyum verilmesi önerilmiştir.
Aynı zamanda kas kasılmasında ve gevşemesinde rolü olan magnezyum da sarkopeniyi önlemede ilişkili bulunmuştur.
Yine antioksidan içeriği sayesinde resveratrol gibi polifenoller oksidatif hasarı ve mitokondriyal hasarı azaltarak sarkopeniden korunmada destektir.
Bağırsak mikrobiyotası sistemik inflamasyonu, anabolizmayı, insülin duyarlılığını ve enerji üretimini düzenleyerek bireylerin fizyolojisini etkileyebilir. Bugüne kadar sadece bir çalışma, prebiyotik formülasyonunun (fruktooligosakkarit ve inülin) 60 yaşlı bireyde etkisini değerlendirmiştir. 13 hafta prebiyotik desteği uygulanan çalışmada kontrol grubuna göre takviye alan grupta kas fonksiyonunda artış gözlenmiştir.